⛄ Yüze Kök Hücre Uygulaması Yaptıranlar
nILpIcx. Memeye Yağ Enjeksiyonu AnkaraMeme büyütme talepleri her geçen yıl artmaktadır. Öyle ki Estetik Cerrahi ameliyatları arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Memeye yağ enjeksiyonu bu kadar ilgi görmesinin en büyük sebeplerinin başında kendi doğal dokumuz olmasıdır. Meme protezlerinde olduğu gibi vücuda yabancı bir cisim konulacak olması bazı kadınlarda protez ile meme büyütme ameliyatlarına karşı bir ön yargı ve çekince oluşturmaktadır. Tüm başarılı sonuçlara ve hasta memnuniyetine rağmen meme protezi ile meme büyütme ameliyatına karşı korkusunu atamayan bir hasta grubu 10-20 yıl içerisinde yapılan kök hücre ve yağ çalışmaları yağ dokusunun aslında Plastik Cerrahide ne kadar değerli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Eskiden vücutta fazlalık olarak görülen ve atılan yağ dokusunun içerisinde barındırdığı zengin kök hücre içeriği ile biyolojik bir cevher olduğunun keşfi estetik cerrahide çığır ile elde edilen yağ hücrelerinden zengin kök hücre içeriğinin ayrıştırılması ve bu muhteşem materyalin ihtiyaç duyulan bölgelerde yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi, yüz gençleştirme, çökük yara izlerine, popo, meme ve bacak biçimlendirmede kullanılması devrim niteliğindedir. Yağdan elde edilen kök hücrelerin bölgesel fazlalıklardan alınan yağ ile harmanlanmasının vücudun herhangi bir başka bölgesine hacim eklemek için kullanılabilecek ideal bir dolgu maddesi olduğu yağ enjeksiyonu yapılan bölgelerde maksimum %35-40’ larda olan yağ kalıcılık oranı bugün sadece Vaser liposuction kullanılarak %83 lere, kök hücre eklenerek bunun ötesine çıkabilmektedir. Dolgunluk yanı sıra kök hücreler o bölgede onarıcı özellikleri ile de faydalı pek çok konuda yoğun bir şekilde tıbbi kullanımı olan yağ dokusu, “uygun hastalarda” göğüs büyütme için de silikona alternatif ya da Silikon meme protezi ile birlikte kullanılarak sonuçların çok daha başarılı olmasına yardım etmektedir. Memeye yağ enjeksiyonu özellikle meme protezinin geçiş bölgelerinde yumuşak bir geçiş sağlaması, protez kenarlarının belirginliğinin kamufle edilmesi ve ek dolgunluk istenilen bölgelerde bu görevi yerine getirmesi başlıca Yağ Enjeksiyonu için uygun hastalar kimlerdir?Genel kriterler olarak memeye yağ enjeksiyonu için en uygun adaylar göğüsleri küçük olan ancak sarkma problemi olmayan hastalardır. Yaştan ziyade en önemli kriter deride sarkma gevşeme miktarıdır. Elbette hastaların vücudunda ihtiyacımız olan yağ greftleri için gerekli yağ miktarı bulunmalıdır. Genellikle karın, bel, simit bölgesi ve basenler gibi istenmeyen fazlalıkların olduğu bölgeler ideal yağ dokusu kaynaklarıdır. Hastalara aynı seansta Vaser Liposuction ile vücut şekillendirme hem de Memeye yağ enjeksiyonu aynı seansta yapılarak iki faydalanım bir arada da Yağ Enjeksiyonu nasıl yapılır?Memeye yağ enjeksiyonu için en uygun liposuction yöntemi VaserLipo’ dur. Zira yağ hücrelerinin nakledikleri yerde kalıcılıklarını sürdürmeleri ve zedelenmemiş olmaları gerekir. Günümüzde bu denli kaliteli, zedelenmemiş ve kalıcılık oranı yüksek yağı elde edebilmenin en iyi yolu Vaser Lipo yöntemidir. Memeye yağ enjeksiyonu için genellikle sedasyon adı verilen hafif bir anestezi türü veya genel anesteziyi tercih ediyoruz. Yağın alındığı maksimum kesiler yapıldığından iz problemi olmamaktadır. Memeye yağ enjeksiyonu yaklaşık 1 saat içinde sona erer ve işlemden sonra hastanede yatmak gerekmez. Memeye yağ enjeksiyonu sonrası ertesi günü hasta sosyal yaşamına yağ enjeksiyonu yaptıranlar bilir ki enjeksiyonu protez uygulamalarına göre daha mütevazi sonuçlar vermektedir. Memeye yağ enjeksiyonu çok küçük bir memenin birden normal veya iddialı büyük bir meme haline gelmesi için kullanılmaz. Ancak normaleden ufak veya biraz daha küçük memelerin normale veya biraz daha şekilli ve iddialı hale gelmesini yağ enjeksiyonu protez ameliyatı geçirmiş ancak protez kenarlarının belirgin olmasından şikayetçi veya biraz daha hacimli ve şekilli bir meme isteyen kadınlarda da tercih edilen bir yöntemdir. Yağlar Vaser Liposuction ile alındığından diğer yöntemlere göre daha kalıcı olmaktadır. Daha önce bahsedildiği gibi meme protezi ile birlikte yağ enjeksiyonu yapılan vakalarda sonuçlar daha büyütme için silikon meme protezleri ve yağ enjeksiyonu dışında kabul edilen uzun dönem etkinliği kabul edilmiş başka bir yöntem yoktur. Bu teknikler dışında yapılan tüm uygulamalar ciddi komplikasyon riskleri içermekte, hayal kırıklığı ve para israfına sebep olabilmektedir. Hastalarımızın rızası dahilinde memeye yağ enjeksiyonu öncesi sonrası fotoğraflar ile uygulamamızın başarısını hastamız ile birlikte Yağ Enjeksiyonu Fiyatları 2021Memeye yağ enjeksiyonu fiyatları beraberinde yapılan uygulamalara ve uygulamanın çerçevesine göre değişkenlik gösterir. Örneğin Memeye yağ enjeksiyonu uygulaması ile bereber tüm gövde veya tüm bacak şekillendirme yapılacak ise Memeye Yağ Enjeksiyonu fiyatları değişkenlik gösterebilir.
Yüz PRPYüz, yaşlanma etkilerinin en fazla görüldüğü ve tedavi amacıyla başvuran hastaların en çok şikâyet ettikleri bölgedir. PRP ile yüz gençleştirme uygulaması, cildi kendi hücreleriyle yenileyerek cildin yaşamsal işlevlerini destekler. Yüz PRP, cilt onarımında hızlı ve mükemmel sonuçlar alınmasına yardımcı olan ve gidererek yaygınlaşan bir tedavi yöntemidir. Estetik uzmanlarının cerrahi operasyonlarından sonra da cilde yeniden canlılık kazandırmak için tercih edilen bir uygulamadır. Kişinin kendisinden alınan kan ile sağlanan bir teknik olduğu için alerjik etkisi olmayan güvenilir bir Nedir?PRP kısaltmasının İngilizce açılımı Platelet Rich Plasma-Platelet, yani trombosit hücreleri yönünden zenginleştirilmiş kan plazmasıdır. Ciltte bir hasar oluştuğunda, cildi tamir etmek için pıhtı hücreleri devreye girer ve büyüme faktörleri olarak adlandırılan maddeleri salgılamaya başlar, böylece cildin tedavi edilme sürecini başlatmış olur. Ayrıca hedef dokuya kök hücrelerini çekerler. Bu sebepten cilde trombosit hücreleri yönünden zengin PRP tedavisi uygulandığında ciltte onarılma ve yenilenme süreci hızlandırılmış Uygulaması Kişinin kendi kanından 8- 20 cc arasında değişen miktarlarda kan alınır ve özel tüplere konulur. Özel tüpler yüksek hızda dönen santrifüj cihazına yerleştirilir. Pıhtı hücrelerinden zengin plazma elde edebilmek için dönme hızı ve tüplerin özel olması önemlidir. İşlem sonunda bir milyona yakın pıhtı hücresi içeren plazma elde edilebilir. PRP yüz uygulaması, elde edilen plazmanın sorunlu yüz bölgesine enjekte edilmesi ve bu bölgedeki yenileme faaliyetlerinin yeniden başlatılması demektir. Estetik amaçlı yapılan bir işlem olsa da PRP cilt uygulamasının, tıbbi bir işlem olduğu dikkate alınmalı mutlaka bu konuda tecrübeli ve uzman hekimler tarafından işlem yapılmalıdır. Dikkate alınması gereken bu konu, uygulamanın başarılı olmasında ve risk oluşturabilecek durumların belirlenmesinde oldukça Ne İşe Yarar ve PRP Faydaları Nelerdir?PRP işlemi, ilerleyen yaşa bağlı olarak oluşan deformasyon, İnce ve derin çizgiler, kırışıklar, cilt sarkması, yara izi, sivilce izleri, cilt çatlakları, cilt lekeleri, kuruluk, matlık, kolajen ve elastin kaybı ve yaşlanma gibi problemlerin ortadan kaldırılmasında kullanılan etkin trombosit plazma tedavisidir. PRP yöntemi ile elde edilen serumdaki trombosit oranı kandaki trombosit oranından 2 ila 4 kat daha fazladır. Bu sebeple cilt onarımı daha kolay olur. Hem kadın hem de erkeklerde uygulanan PRP yüz gençleştirme tedavisi, daha sağlıklı bir cilt için kişilerin tercihleri arasında yer almaktadır. Yüz ve boyun, güneşle temasının fazla olması sebebiyle lekelerin en çok görüldüğü cilt bölgesidir. PRP leke tedavisi ile 15 günlük aralıklarla 3-5 seans uygulanarak lekelerde azalma sağlamak amaçlanır. Mezoterapi, dermaterapi, maske ve lokal enjeksiyon PRP uygulamasının farklı Yüz Tedavisi Etkisini Ne Zaman Gösterir?Kliniğimizde son teknolojik yöntemlerle uygulanan PRP yüz tedavisi, ilk seanstan itibaren etkisini göstermektedir. Cilt daha parlak esnek ve canlı bir görünüme kavuşur. 3 veya 4 uygulamanın ardından PRP yüz tedavisinin olumlu etkileri belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Yüz için PRP, her 10-12 ayda bir tekrarlanarak, doku onarımı ve yenilenme etkisinin daha kalıcı ve uzun olması sağlanır. Bazen PRP ve mezoterapi sonrası yapılan iğnelere bağlı küçük kızarıklık ve morluklar oluşabilir. İşlemden sonra K vitaminli kremler kullanmak ve buz tutmak yan etkiyi hafifletmede etkili sonrasında kişi normal hayatına devam ve sosyal hayatını etkileyecek bir görüntü oluşmaz. Genel anestezi gerektiren bir işlem olmadığı için buna bağlı riskler söz konusu değildir.
Örümcek Ağı Nedir? PDO Yüz Askısı Yüzümüz, boynumuz, dekoltemiz yılların geçmesi ile sarkma, kırışıklık, gevşeklik gibi problemlerle karşı karşıya kalabilir. Yaşlanma ile beraber cildimizde su kaybı, kollajen ve elastin lifler azalmakta, ciltteki gerginlik ve canlılık azalmaktadır. Zamanla cildimiz mat gözükmeye başlayabilir, parlak görüntüsü azalabilir. Ultra V lift Örümcek ağı ile yüz germe tekniği yönteminde PDO polidioksan ve PGA Poliglikolik asit adı verilen ipler cilt altına yerleştirilerek vücut fibroplast ve büyüme faktörü içeren kollajen üreten reaksiyon başlatılabilir. Bu sayede dokuda mikro kan dolaşımı ve tamir mekanizması uyarılarak, kolajen ve elastin üretimi arttırılabilir. Sarkan ve gevşeyen cilt toplanabilir ve gerginleştirilebilir. Cilde uygulanan ipler ciltte kolajen üretimini artırarak yapıştırma etkisini sağlayabilir. Örümcek ağı tekniği bir ameliyatsız yüz germe ve anti-aging katagorisindedir. Cilt dokularının altına yerleştirilen PDO’ lar 6 aylık bir süreden sonra yerini tamamen doğal görünümlü vücudun kendisi tarafından üretilen kolajen yapıya bırakabilir. Yüz derisinde bulunan hücreler ve dokular yeni fibroblastlar ve kolajen üretmeye başlayabilir. Böylece sarkan cilt doğal bir gerginliğe kavuşabilir. PDO ipler ile yüz germe tekniğinden sonra ilk etki hemen hissedilebilir. Yerleştirilen iplikler yapıştırma etkisiyle, zayıflamış ve gevşemiş fibroblastların yerine geçeceğinden, oluşturulan altın ipi ağıyla cilt anında daha sıkı ve diri bir görünüme kavuşabilir. Ikinci etki vücut fibroblast uyarımına dayalı anti-aging etkidir. Bu da tam olarak 1 ay sonra ortaya çıkabilir. Kalıcılığı 2 yıldır kadar sürebilir. Bilinen diğer iple askılama tekniklerinden etki mekanizması olarak tamamen farklı bir teknik olan örümcek ağı yönteminde iplerin üzerine herhangi bir yük binmeyebilir. Bundan dolayı ipin etkisinin kaybolması, kısa süre sonra cildin eski haline dönmesi gibi bir ihtimal de mevcut değildir. Örümcek ağı tekniğinden sonra ipin kopması veya gevşemesi mümkün değildir. Asimetri gibi bir durum olasılığı oldukça azdır. Mimikler etkilenmez. PDO ipler ile yüz germe uygulaması ameliyatsız yüz germe, kırışıklık azaltma ve canlandırma işlemidir. Yüz bölgesinde çizgilerin oluşması, yanakların ve gıdığın sarkması, yüzün giderek ovalleşmesine neden olabilir. Örümcek Ağı Tekniği bu noktada estetik cerrahiye alternatif olarak cildinizdeki olası sorunları çözümlemenize fayda sağlayabilir. Örümcek Ağı Estetiğinin Temel Amacı; Örümcek ağı estetiği uygulamasında, polidiaksanon ipler ve bu ipleri cilt altına yerleştirmek için ince uçlu iğneler kullanılır. Hiçbir yan etkisi bulunmayan bu medikal ipler, ince uçlu iğneler vasıtasıyla cilt alt dokusuna örümcek ağı gibi işlenir. Sorunlu alana işlenen ipler kolajen üretimini sağlayabilir ve güçlü bir lifting etkisi başlayabilir. Cilt cevap olarak biyolojik fibroplast, kolajen ve elastin üretmeye başlayabilir. Cilt canlanabilir, toparlanabilir, ve yüz hatları belirgin hale gelebilir. Örümcek ağı uygulaması, sosyal hayattan koparmayan, şişlik, morluk gibi komplikasyonlarına yol açmayan bir uygulamadır. Örümcek ağı uygulamasının etkisi 3. aydan itibaren daha net görülmeye başlayabilir. Cilt tipine göre etki süresi 2-3 sene kadar olabilir. Örümcek Ağı Estetiği Kimler İçin Uygundur? Bu işlem, çok yoğun sarkma ve oturmuş derin çizgilere sahip olmayan kişiler için idealdir. PDO iplikçikler hem erkeklere hem de kadınlara uygulanabilen iple germe işlemi genellikle 35 ila 60 yaş arası, daha genç ve dinamik görünmek isteyen ancak yüzünde çok ciddi elastikiyet kaybı yaşamadığından ciddi ve açık bir yüz gerdirme operasyonuna ihtiyaç duymayan hastalara uygulanabilir. Örümcek Ağı Estetiği Hangi Alanlar İçin Uygundur? Yüzdeki kırışıklıklar Yüzdeki sarkmalar Dudak ve ağız çevresindeki kırışıklıklar Alt göz kapaklarınızın altındaki kırışıklıklar Gıdı ve çene altındaki sarkmalar Örümcek Ağı Estetiği Güvenli midir? PDO iplikler ile yüz germe tekniği oldukça güvenli sayılmaktadır. Ultra V Lift yüz germe işlemi sonrasında küçük morluklar haricinde başka bir problemle karşılaşılmaz. Kullanılan ipler, poliproplen denilen ve sağlık için uygunluğu kanıtlanmış PDO Polidioksan ve PGA Poliglikolik asit ipliklerdir. Örümcek Ağı Estetiği Sonrası Günlük Hayata Dönme Süreci Ne Kadardır? Çoğu hasta İple Yüz Germe uygulaması sonrasında günlük yaşamına hemen dönmektedir. Bu sürede mimik kullanımında veya yatış pozisyonunda değişikliğe gerek yoktur. Bunlar süreci etkilemeyebilir. Yüze masaj yapılmasında sakınca yoktur. Operasyon sonrası kızarıklık hemen geçer. Morluk ve şişlikler basit bir enjeksiyondan bile düşük orandadır. Kullanılan iplikler saç teli inceliğindedir. Hastanın yüzünde hissedeceği rahatsızlık hissi diğer operasyonlara göre minimum düzeydedir ancak her deri altı işleminde rastlanabileceği gibi işlem sonrası ilk birkaç gün içerisinde hafif bir kaşıntı hissi görülebilir. Örümcek Ağı Estetiğinin Diğer Benzer Uygulamalardan Farkı Nedir? İplerin iki ucu açıktır. Klasik bir yüz askısından ziyade fibroblast uyarıcı antiaging işlemdir. Kızarıklık ve ödem çok uzun sürmez. Cilt germe ile beraber ciddi bir antiaging etkisi olabilir. Etki 2 yıl süre kadar devam edebilir. Uygulama sonrası dikkat edilmesi gerekenlere ve tavsiyelere uyulmalıdır. Mimikleri etkilemez. İğneye bağlı morluk riski minimumdur. Muayenehane ortamında 15-20 dakikada yapılabilen, ameliyathane gerektirmeyen, sadece lokal anestezik kremin yeterli olacağı bir uygulamadır. Örümcek Ağı Estetiği Hangi Bölgelerde Kullanılabilir? Örümcek ağı yüzde, boyunda ve vücudun pek çok başka bölgesinde hem sarkmalara karşı anında lifting etkisi sağlayabilir, hem de ince kırışıklıkları azaltarak cildin gergin ve canlı bir görünüm kazanmasında uzun etkili bir antiaging yöntemi olarak kullanılabilinir. Yüz bölgesinden farklı olarak vücudun diğer bölgelerinde; kollardaki sarkmalarda, iç bacaklardaki gevşeklikte, memede ve karında doğumdan sonra oluşan cilt gevşekliği ve sarkmaların tedavisinde daha uzun ve daha kalın iplerle örümcek ağı tekniği kullanılarak başarılı sonuçlar alınabilir.
Kök hücre tedavisi yaşlılığa karşı geliştirilen estetik cerrahi işlemleri arasında oldukça dikkat çekiyor. Son dönemlerde geliştirilen ve yaşlılığın önüne geçen bu tedavi yöntemi sayesinde yaşlanmak artık çok zor… Kök Hücre Tedavisinde Yüz Hücrelerinin Önemi Yaşlılığı en çok gösteren bölge yüzdür. Yüzünden bir insanın tanınması da bu tedavinin yüze uygulanması sebeplerindendir. Yüz dokuları da zamanla yaşa bağlı olarak zayıflar ve solgunluklar baş gösterir. Bu hücre tedavisi dokuları canlı tutarak kişinin genç bir görünüme sahip olmasına yardımcı olur. Kök hücre tedavisi kişinin genç görünümünü sağlamakla kalmaz; ayrıca kişinin yüzünde ki görüntü de maksimum güzellik için yardımcıdır. Yani yüz üzerinde oluşan apse, leke gibi izleri de yok eder. Yıllara karşı direnemeyen yüz dokuları böylece direnç kazanır. Kök hücre tedavisi enjekte yöntemi ile yapılır. Düzenli bir biçimde kişinin yüzünde canlılığa sebep olur. Enjekte edilen yağlar ve vitaminler yüze canlılık katarken gençlik artık kolay kolay kaybolmaz. Bu yüzden kök hücre tedavisi son zamanların en gözde estetik işlemleri arasında dikkat çekmektedir. Kök Hücresi Nasıl Yapılır, Kimlere Yapılır? Söz konusu tedavi ise sadece yanak bölgelerinde değil yüzün diğer bölgelerinde de uygulanabilir olması unutmamalıdır. Bu sayede sadece dolgun, canlı yanaklar değil; dolgun canlı dudaklar ve alınlar da görünümü bütünleştirir. Kök hücre tedavisi lokal olarak ve sedasyon şeklinde uzman doktorlar tarafından yapılabilmektedir. Günlük yaşamdan uzak tutmaz ve kişi normal hayatına devam edebilir. Hastanın kendi yağlarından alınan örnekler, uygulanacak bölgeye enjekte edilir. Bu yağlar üzerinde çalışılır ve zenginleştirilir. Böylece yüzde canlı bir görünüm sağlanır. Toplamda 1-22 saat arası bu işlem uygulanır. Ayrıca kök hücre tedavisinin etkisi kalıcıdır ve belli bir süre ile sınırlı kalmamaktadır. Yaş sınırlamaması da bulunmaz ve genel olarak herkese yapılabilir.
Kök hücre tedavisi; insan vücudundaki yapıların temelini oluşturan, kendi kendini yenileme özelliği bulunan hücrelerin bazı hastalıkların iyileştirilmesinde kullanılması, hasarlı hücrei doku ve organların yenilenmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. İnsan vücudunda var olan hücreler olarak nitelendirilen kök hücreler, kişinin kendisinden, yarı ya da tam uyumlu donörden alınarak hasta kişiye nakledilen, doğumsal hastalıklar, kanser türleri, birtakım kan hastalıkları gibi ölümcül ve tehlikeli hastalıkların iyileştirilmesi için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Kök hücre tedavisi, sağlıklı yeni dokuların oluşturulması için etkili olan bir yöntemdir. Eskiden sadece kemik iliğinden alınan kök hücreler ile uygulana bu tedavi yöntemi günümüzde periferik kandan ve kordon kanından alınarak uygulanabilmektedir. Son zamanlarda yumurta ve yağ dokusundan da kök hücre elde edilmekte ve tedavi uygulanabilmektedir. Zarar görmüş olan dokuların hücre onarımına katkı sağlayan kök hücre tedavisi, çok yönlü çoğalma kapasitesi bulunan hücreler ile sağlanmaktadır. Yüze kök hücre tedavisi yapılabildiği gibi pek çok rahatsızlık için bu yöntemden yararlanılmaktadır. Kök Hücre Tedavisi Nasıl Yapılır? Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte birçok hastalığın iyileştirilmesinde kullanılan kök hücre tedavisi, periferik kan, kemik iliği ve kordon kanından hücre alınması ile sağlanmaktadır. Eğer kişinin kendisinde yer alan kök hücreler, yine kendisindeki bir hasarlı bölgeye nakledilmesi ile tedavi sağlanıyorsa buna otolog denmektedir. Başka hastalardan alınan kök hücreler hastaya nakledilirse eğer buna da allojenik denir. Kişinin kendisinden alınmadığında ve uygun donör bulunmadığında yarı uyumlu donörden alınarak yapılarak kök hücre tedavisi ise haploidentik nakil olarak isimlendirilmektedir. Kök hücre tedavisi yapılırken uygun kök hücre bulunduktan sonra, hastanın damar yolundan ya da hasarlı olan bölgenin direkt üzerinden enjekte işlemi sağlanır. Tedavide elde edilen başarı oranı hastalığın çeşidine, evresine ve yaşanan semptomlara göre değişmektedir. Bazen kök hücre tutunması meydana gelmeyebilir. Böyle durumlarda kök hücre naklinin tekrardan gerçekleştirilmesi gerekir. Kanser kök hücre tedavisi çok fazla uygulanan bir yöntemdir. Kök Hücre Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir? Geçmişten günümüzde gelişim gösteren kök hücre tedavisi uygulaması ardından hastada bazı komplikasyonlar meydana gelebilir. Otolog kök hücre tedavisi yan etkilerine baktığımızda yapılan müdahaleye bağlı olarak lokal yan etkiler görülebilir. Dizde geçici şişlik meydana gelebilir. Genel olarak görülen yan etkiler 1-2 hafta içerisinde iyileşmektedir. Kök hücre tedavisi yaptıranlar ilk 1 ay içerisinde farklı yan etkiler görebilirler. Bu yan etkilerin her biri doktor tarafından takip edilmelidir. Birtakım ilaçlarla, yan etkilerin azaltılmasına yönelik önlemler alınabilir. Kök hücreler nakil sonrasında yeni kan hücresi üretmeye ve bağışıklığı yeniden yapılandırmaya başlarlar. Kök Hücre Tedavisi Hangi Hastalıklarda Kullanılır? Teknolojinin gelişmesi ile birlikte kök hücre tedavisi kullanılan hastalıklar da artış göstermektedir. Ortopedi, nöroloji, göz ve travmatoloji alanlarında her geçen gün kök hücre tedavisi uygulamalarında gelişmeler yaşanmaktadır. Nörolojik hastalıklarda kök hücre tedavisi uygulanabilirken dizlere ve beyin hastalıklarına yapılabilmektedir. Bu hastalıkları sıralayacak olursak eğer; Kemik iliği kanserleri Anemi Lenfoma Hodgkin lenfoma Lösemi Organ kanserleri Plazma hücre hastalıkları Kemik iliği yetmezliği Multiple myeloma Akdeniz anemisi Kalıtsal ve doğumsal kan hastalıkları İmmün eksikliğine bağlı olarak meydana gelen hastalıklar Genetik olarak görülen metabolik hastalıklar Günümüzde kök hücre tedavisi genel olarak bu hastalıklar için yapılmaktadır. Yeni hücre oluşumunu sağlayan bu tedavi ile pek çok kişi sağlığına kavuşmaktadır. Kök Hücre Fiyatları Nedir? Bağışı Nasıl Yapılır? Genel anlamda yapılacak tedavisinin fiyatı hastalığa ve hastalığın evresine göre değişmektedir. Kök hücre bağışı ise 18-50 yaş arasındaki herkes tarafından gerçekleştirilebilir. En sık bağış yöntemi, vücut dolaşımındaki kandan toplanan kök hücrelerdir. Kan bağışına benzemektedir. Bağış yapacak kişiye 4-5 gün boyunca günde iki defa ilaç verilir. Bu şekilde kök hücrelerin kana karışması sağlanır. Bunun sonrasında kola kateter takılır ve alınan kan, özel bir makineye bağlanır. Bağışçı yaklaşık 2-4 saat makineye bağlı kalır. Alınan kök hücre hemen hastaneye verilebilir ya da dondurularak saklanabilir.
yüze kök hücre uygulaması yaptıranlar